MEHTER HİZMETLERİMİZ

Mehter Takımı Enstrümanları ve Müzik Aletleri

Mehter Enstrümanları ( Mehteran Müzik Aletleri ) Kiralama - Satış

Mehter ağırlıklı olarak askeri müzik takımı olduğundan mehter müziğinde kullanılan Mehter Takımı enstrümanları ayrı ayrı her biri bir savaş aletini temsil etmektedir. Bu enstrümanların belli başlıları genellikle şu şekilde sıralanmaktadır; Kös, Zil, Davul, Nakkere, Zurna, cevgen ve Boru.

Bunlardan, kös topu, zil kılıç sesini, davul top sesini, nakkare taarruza giden atların nal sesini, zurna bu atların kişneme seslerini, cevgen de yeniçeri askerlerinin savaşta çıkardıkları nara sesini sembolize etmektedir. Bu enstrümanların kökenleri Orta Asya’ya uzanmaktadır.

 

Zurna; Zurnanın geçmişi Çin’den Fas’a kadar dünya üzerindeki pek çok ülkeye dayanır. Dünya üzerinde pek çok ülkede kullanılmış olan zurna, günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Özellikle kafkasya halkları içerisinde zurnanın daha geniş ölçüde yayıldığı bilinmektedir. Osmanlı mehter takımından yer alan zurnanın iki farklı çeşidi bulunmaktadır. İlki Osmanlı merkezi ile Kırım mehterlerinde çalınanıdır ki  bunun adı "kaba zurna"dır. Bu zurna kalın sesli ve ebat olarak daha büyüktür. İkinci türü ise, "cura zurna" olarak da bilinen ince sesli ve davul ile nakkare eşliğinde çalınan enstrümandır. Bu enstrüman mehter takımının en önemli parçasını oluşturur.

zurna

Boru; nefesli sazlarından bir diğeri olan ve eski Türkçede "borı" "borgıy" şeklinde de okunan Arapçadan türemiş "nefir" olarak da adlandırılmaktadır. Bir çok rivayete göre Büyük Selçuklu Hükümdarı Alp Arslan’ın boruyu icat ettiği söylenmektedir. Ama kesin olarak bu bilgi doğrulabilmiş değildir. Günümüzde birçok batı ülkesi orduların da özellikle askeri kamplarında, faaliyet işareti amacıyla borunun kullanıldığı bilinmektedir. Ünlü Sinema sanatçılarımız Şener Şen, Kemal Sunal ve Halit Akçatepe’de bir filmlerinde boruyu burada verdiğimiz örnekteki gibi kullanmışlardır.

mehter boru trompet

 

Zil; daire şeklinde bakırdan yapılmıştır. Bu enstrüman vurmalı bir çalgı olup, kalınlığı birkaç milimetre olan zilin orta kısmına doğru yaklaşıldıkça kavisli bir bombeleşme haline bürünür. Bu kavisli bölümün ortasında iki zili birbirine bağlamaya yarayan delik bulunmaktadır. Bu delik vasıtasıyla ip geçirilerek iki zil birbirine bağlanır. Eski Türklerde "çeng" olarak bilinmektedir. Savaşta savaşın bittiğini duyuran özel bir enstrümandır. Günümüzde "ceng-i harb" kavramının doğuşunun da bu enstrümandan kaynaklandığı bilinmektedir.

mehter zili

 

Kös; Eski Türklerde "küvrüğ" olarak bilinen ve iki elle tutulan bu saz, eşit büyüklükte parçalardan oluşur. Bakır düzenek üzerine deve derisi kaplanmıştır. Yarım yumurta görünümlü oval bir şekli mevcuttur. Yukarı üst kısım en geniş bölümüdür.

kös

 

Nakkare; vurmalı bir çalgı olup, iki küçük değnekle çalınmaktadır. Elle tutulabilecek ölçüde küçüktür. Deri kaplamalı çift kâselidir. Bu enstrüman özellikle tekkelerde de kullanılan "kudüm"e benzer. Kudümün mehterhane de kullanılan cinsi çifte nar’ra olarak adlandırılmıştır.

Nakkare

DAVUL

Bilinen en eski vurma calgısıdır. Değişik ebatlarda  olabilmektedir ve genellikle açık alanlarda; düğün halkoyunlarında ve değişik törenlerde kullanılmaktadır. Daire biçimine getrilmiş ağaç kasnak üzerine iki adet çıtadan yapılmış ve deri gerilmiş çember kalın ip veya kayış yardımıyla geçirilir. Deri veya ipten örme bir kayış yardımıyla omuza asılarak çalınmaktadır. Davulun bir yüzündeki deri kalın diğer yüzündeki deri ise daha incedir. İnce kısım keçi, kalın kısım ise koyun derisinden yapılmaktadır. Kalın derinin olduğu kısma tokmak ince derinin olduğu kısma ise ağaçtan yapılan ince çubuk vurularak çalınmaktatır. Çubuk ile tarama ve tremolo yapmak mümkündür. Davul omuzda kayışla asılarak çalındığı gibi koltuk altında eller ile de çalındığı gibi koltuk altında eller ile de çalınabilmektedir.
      Davul, belki de insanların kullandığı çalgıların en eskisidir. En yaygın vurmalı çalgılardan biridir ve dünyadaki hemen bütün halkların kültürlerinde yeri vardır. Yazılı tarihden çok önce Eski Mısırlıların, Asurluların ve Uzak doğuluların davulu kullandıkları bilinmektedir. Amerika yerlileri dinsel törenlerde dans ederken, tempo tutmak için davul çalarlardı. Afrika'nın Siyah halkı, hem dans ederken hem de şifreli vuruşlEL kabileden kabileye haber yollarken davulu kullanırdı. Afrika'da bu amaçla hala davul davul kullanılmaktadır.
       Davulun başka adları; köbürge, tuğ, tavul, tabıl (BABL)dır. Davul çalanlara davulçu, tabilzen, 
tabbal gibi adlar verilirdi. VIII yüzyılda köbürge, daha sonraları tuğ ve XL yüzyılda küvrüğ adını almışdur.

 davul mehter davulu

 


CEVGEN

Bir metre uzunluğundaki değneğin uç kısmına geçirilmiş bir hilalin etrafına dizilmiş 8-10 çıngıraktan oluşur. Ritim tutmaya yarar. Çevgen mehterde okuyucların kullandığı müzik aletidir. Osmanlı döneminde çevgenler Mehter içinde kullanılmaz, Yeniçeri ocağında habercilerin duyuru aracı olarak kulanılırdı. 19. yy. Mehterinde 
Afir-i Paşa albümünde yer alan mehter gravüründe çevgen mehterin içine girmiş, okuyucudan ziyade dualarda kullanılmış ve Mehter başının davetinde rol almıştır. 1911'den sonra çevgen okuyuların mehter içinde marşlara söz ile eşlik edilmesinde aktif olarak kullanılmıştır. Yeniçeri ocağında toplantı esnasında kapıya asılan çevgen, odaya girilmeceğinin ve içeride önemli bir karar alındığını belli eden bir unsur olarakta kullanılmıştur.

cevgen

 

 

Bando; Osmanlı Devletinde bulunan mehter müzik grubu Avrupalı birçok devletinin de dikkatini çekmiştir. Özellikle XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ilk başlarda Almanya olmak üzere neredeyse tüm Avrupa devletlerinde bu tip bir müzik topluluğu oluşturulma çalışmaları başlamıştır. 1685 yılında Würzburg kentinde, 1686 yılında Hannover bölgesinde ve 1690 yılında da Münih şehrinde mehter takımına benzer Avrupa kültürüne yatkın müzik toplulukları oluşturulmuştur. 1700'lerin başında Avrupa'nın pek çok bölgesinde Türk Bandosu anlamına gelen "Türken Trommel" ismiyle kurulmuş müzik toplulukları bulunmaktaydı. İlerleyen yıllarda Avrupa'da değişik isim ve enstrümanlarla kurulmuş farklı müzik grupları olduğu tarihi kaynaklardan öğrenmekteyiz.Özellikle flüt, klarnet, trampet gibi çalgıların kullanıldığı bilinmektedir. Tahta üflemeli çalgıların yerini XIX. yüzyılın ortalarında bakır üflemeli çalgılardan oluşan bando takımları kurulmuştur.

 

            Osmanlı Devletinde mehterhanenin kapatıldıktan sonra Muzıka-i Hümayun’un kurulmuştur. Bu yeni yapının kurulmasında gösterdiği çabalardan sonra general rütbesine kadar yükselen Giuseppe Donizetti yani Donizetti Paşa'nın katkıları çok fazla olmuştur. İtalyan bir müzisyen olan paşa, Türkiye'yi 19. yüzyılda batı müziği ile tanıştıran ve ilk Türk bandosu olan Mûsikâ-i Hümâyûn'un gelişmesinde en büyük katkıyı sağlayan kişi olarak tarih kayıtlarında gösterilmektedir. Sonrasında kurumsallaşma çalışmaları hız kazanmış, konserler verilmiş, Muzıka-i Hümayun diğer taraftan bir müzik okulu kimliği kazanmıştır. Donizetti Paşa "Osmanlı Saltanat Muzıkaları Baş Ustakârı" olarak da anılmıştır. Batı müziği yöntem ve tekniklerine göre bandoyu şekillendirmiş, eğitmiş ve gelişimini sağlamıştır. Mesela, flüt, piyano, armoni gibi dersleri Donizetti Paşa bizzat kendisi vermiştir. Avrupa enstrümanlarının yurda getirilmesine öncülük etmiştir.

 

            Muzika-i Hümayun'un fasıl heyeti içinde, ney ile flütün bir araya getirilmesi ile özel repertuarlar oluşturulmuştur. Geleneksel musikiye batı tarzı yenilikler katılarak modernleşme çalışmaları başlamıştır. Türkiye'de birçok otorite tarafından da ilk konservatuar olarak sayılan Muzika-ı Hümayun'da yetişen müzisyenler ordu birliklerinde bulunan bando takımlarında kullanılmıştır. Çoksesli müzik anlayışını bu konservatuar kurmuştur.

 

            Muzika-i Hümayun sonraki süreçte Ankara'ya taşınmıştır. 1924 yılında taşınan konservatuarın yeni adı da değişmiştir. Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti ismi verilmiştir. 1933 yılında adı Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası olmuştur. Milli Savunma Bakanlığı'nın altında yapılandırılarak, Bakanlığının kontrolünde hizmet vermesi sağlanmıştır. Bando bölümünü oluşturan kısım ise bu dönemde orkestradan ayrılmıştır.

Sonraki yıllarda tarihsel kronolojiye bakıldığında, 1939 yılında "Ankara Musiki Gedikli Erbaş Hazırlama Ortaokulu", 1949 yılında, "Askeri Muzika Meslek Okulu", 1964 yılında "Askeri Mızıka Okulu” isimleri ile yeni bando okulları kurulmuştur. 1980 yıllara kadar bu yapılanma ile faaliyet gösteren okullar, 1985 yılında "Silahlı Kuvvetler Mızıka Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulu" nun açılması ile hem mesleki eğitim veren bir lise düzeyi okul statüsüne ulaşmıştır. 2003 yılında dört yıllık eğitim veren yeni bir astsubay okulu ile iki yıllık eğitim veren meslek yüksek okulu kurulmuştur. Bu okullar Türk Silahlı Kuvvetleri Bando Okullar Komutanlığı altında teşkilatlanmış ve günümüzde toplam altı yıl bando eğitimi veren bir kurum yapısına ulaşmıştır.

Diğer Hizmetlerimiz

Sünnet Tahtı ve Yeniçeri Ekibi Kiralama

Mehter Takımı Kiralama

Mehter Takımı Kostümleri

Mehter Takımı Eğitimi

MEHTER TAKIMI KİRALAMA

Mehteran.Com "Mehter Adına Herşey" Sloganı ile gerçek ve % 100 profesyonel kaliteli olarak mehter takımı enstrümanları ve mehter kıyafetleri satış ve kiralama hizmetini profesyonel olarak uzman ekibi ile her yaşa göre mehter takımı için yapıyor. Oluşturacağınız gruplar için mehter hocaları ile en iyi şekilde mehter takımı eğitimi veriyor. Sizlere mehter alanında tüm konularda uzmanlık alanı ve çalışmaları ile hizmet vermekten gurur duyuyor. Türkiye'nin en iyi mehter takımı olarak her yaşa her gruba her şehir ve her ilçeye uzman mehteran ekipleri ile hizmet veriyor.

MEHTER TAKIMI